Sulama genellikle, bitki gelişmesi için
gerekli olan ancak doğal yollarla
karşılanamayan suyun, çevre sorunu
oluşturmadan, toprağa verilmesi şeklinde
tanımlanır. Bununla birlikte, sulama
daha kapsamlı bir tanımlamayla aşağıda
belirtilen altı amaçtan birisi veya bir
kaçı için suyun toprağa uygulanmasıdır.
 |
Bitki gelişimi için gerekli
nemi sağlamak amacıyla
toprağa su eklemek;
|
 |
Kısa dönemli kuraklıklara
karşı ürünü sigorta etmek;
|
 |
Toprağın ve atmosferin
serinletilmesi, böylece
bitki gelişimi için daha
elverişli bir ortam
hazırlamak; |
 |
Toprakta bulunan tuzun
eritilmesi ve yıkanmasını
sağlamak; |
 |
Toprakta çatlamaların
zararını azaltmak;
|
 |
Taban taşının
yumuşatılmasını sağlamak.
|
Bu nedenle sulama hangi iklim
kuşağında olursa olsun diğer gelişim
etmenlerinin değerlendirilmesine hizmet
eden , üretimde kararlılığı sağlayan ve
tarımda yoğunlaşmanın (entansive)
ayrılmaz bir parçası olan bir üretim
etmenidir. Kurak ve yarı kurak
bölgelerde, diğer gelişim etmenlerinin
elverişli olmaları durumunda, sulamayla
kuruya göre 3-7 kat üretim artışı
sağlanabilir.
Sulamada esas ilke tarla başına kadar
getirilmiş suyun, en az kayıpla bütün
tarlaya üniform bir şekilde
yayılmasıdır. Sulama konusunda pek çok
sistem vardır. Tabii bunlardan birinin
yada birkaçının seçilmesi birçok faktöre
bağlıdır. Örneğin tarlanın tesviyesinin
düzgün olup olmaması, yetiştirilen
mahsulün cinsi, toprağın ve toprak
altının kimyasal ve fiziksel
özellikleri, sulama suyunun miktarı ve
kalitesi, çiftçi alışkanlıkları, bazı
sulama yöntemlerinin ek yatırımı
gerektirmesi nedeniyle çiftçilerin
ekonomik durumu , bölgenin rüzgar
-sıcaklık-oransal nem-don-yağış gibi
egemen iklim şartları sulama
sistemlerini etkiler. Örneğin tesviyeli
arazilerde bütün sulama sistemleri
uygulanabildiği halde tesviyesiz
arazilerde yağmurlama sulama, hakim
rüzgarı şiddetli bir bölgede yağmurlama
sulama sistemi yerine ya damla sulama
yada karık sulama daha uygun bir sulama
sistemi olarak karşımıza çıkmaktadır.
Geleneksel
Sulama Yöntemleri
1. Salma sulama
yöntemi (vahşi sulama) :
Bu sulama
yönteminde tarlabaşı kanalından tarla
parseline alınan su parsel boyunca arazi
üzerinde rastgele yayılmaya bırakılır.
Su toprak yüzeyinde ilerlerken bir
yandan da infiltrasyonla toprak
içerisine girer ve bitki kök bölgesinde
depolanır. Bu uygulama biçiminde sulama
doğrultusunda eğimin % 3 ü geçmemesi ve
sulamaya dik yönde eğimin olmaması
gerekir. Bu yöntem sulama suyunun bol ve
sulama kültürünün olmadığı yerlerde
kullanılır. Bu tip sulamada su kaybı
fazla sulama randımanı da çok düşüktür.
Ayrıca tarla yüzeyinde üniform bir su
dağılımı da sağlanamaz ve erozyona neden
olabilir.
2. Tava
(göllendirme) sulama yöntemi :
Sulanacak tarla parseli toprak
seddelerle çevrilerek eğimsiz alt
parsellere ayrılır. Bu alt parsellere
tava adı verilir. Tarlabaşı kanalından
alınan su bu tavalara bir yada birkaç
yerden verilir. Burada sulama için arazi
önceden tavalara bölünür. Sık ekilen
hububat, yem bitkileri ve meyve
bahçelerinin sulanmasında kullanılır. Bu
yöntemde suyun tavada kısa sürede
göllendirilmesi için 30 l/sn üzerinde
debili su kaynağına ihtiyaç vardır.
Ayrıca suyun çok fazla verilip derine
sızmasını önlemek için kontrollü sulama
yapılmalı ve drenaj tedbirleri de
alınmalıdır. Bu yöntemin en olumsuz yanı
da su sarfiyatı ve sulama zamanının
fazla olmasıdır.
3. Karık sulama
yöntemi :
Bu yöntemde bitki sıra aralarına karık
adı verilen küçük kanalcıklar açılır ve
su bu karıklara verilir. Su karık
boyunca ilerlerken bir yandan da
infiltrasyonla toprak içerisine girer ve
bitki kök bölgesinde depolanır. Sulama
sırasında mevcut debiye göre çok sayıda
karığa su verilebilir. Karık sulama
yöntemi sıraya ekilen yada dikilen tarla
bitkileri, sebzeler meyve bahçeleri ve
bağlarda kullanılır. Bitkiler burada
karık üzerindeki sırtlara yapıldığından
bitki kök boğazının ıslatılması söz
konusu değildir. Bu nedenle adi sulama
ve tava sulamaya göre sulama randımanı,
su tasarrufu ve bitki hastalıkları
yönünden en uygun sulama metodudur.
Ancak bu sulama yönteminin tuzlu
topraklarda uygulanması son derece
sakıncalıdır. Çünkü su karık içerisinde
hareket ederken su kapillarite ile karık
sırtlarına doğru yükselir ve bitki kök
bölgesinde tuz yoğunlaşmasına neden
olarak bitkilerin zarar görmesine neden
olur.
Kapalı borulu
sulama sistemleri
Sulanacak
arazilerde su dağıtımının kapalı borulu
bir iletim sistemiyle yapıldığı
sistemlere kapalı borulu sulama
sistemleri denir. Bunlar da basınçlı ve
basınçsız borulu sulama sistemleri olmak
üzere ikiye ayrılır.
1. Basınçsız
borulu sulama sistemleri
Toprak
altına gömülü, basıncı 0,8 atm. den az
sistemlerdir. Bu sistemlerde su dağıtımı
priz veya vanalarla bırakılan suyun
basınçsız olarak kullanıcıya teslimi ile
gerçekleştirilir. Dolayısıyla sulama
pratiği ve kullanıcı yönünden klasik
açık kanal şebekeli veya kanaletli
sistemden bir farkı yoktur. Tek fark
iletim sisteminin kapalı oluşudur.
Kapalı borulu sistemler gömülü olduğu
için açık kanal ve kanaletli sistemlere
göre tarım arazisinde kayıp yoktur.
Kamulaştırma alanı diğer şebekelere göre
çok azalır, işletme ve bakım onarım
giderleri düşüktür, otlanma sorunu
yoktur. Sulama alanında kanal ve
kanaletlere oranla sanat yapısı çok
azdır. Bu nedenle makinalı tarım için
şartlar daha elverişlidir. İnşaat suresi
de çok daha kısa olup inşaat sırasında
mevsimin yaz veya kış oluşu gibi
kısıtlayıcı faktörler yoktur, her mevsim
inşaat yapılabilir. İnşaat kalitesi
yönünden düşünülürse boru, fittings vb
malzemeler fabrikada standart olarak
imal edildiği için daha kalitelidir,
yani inşaat unsurları fabrikadan
itibaren kaynağında
denetlenebilmektedir. Tabii bu durumda
tesis ömrü daha uzun olmaktadır. Ayrıca
tesis inşaatında münhani veya tarla
sınırı takip etme sorunu olmaması
nedeniyle şebeke boyu daha da
kısalmaktadır. Açık sistemlere göre
iletim randımanı daha yüksektir.
Buharlaşma kayıpları hiç yok denecek
kadar azalmıştır..
Kapalı basınçsız sulama
sistemlerinin sakıncalarına gelince;
sistem unsurlarından olan, pompa bacası,
saptırma, hava ve basınç düşürme baca ve
vanaları inşaatı, şebekeyle bağlantıları
hem inşaat maliyetini artırmakta, hem de
sızma yoluyla tesisin çalışmasında
zorluklar ortaya çıkmaktadır. Sistem
düşük basınçla çalıştığı için su hızı
düşük olmakta buna bağlı olarak boru
çapının daha büyük seçilme zorunluluğu
nedeniyle yatırım masrafı artmaktadır.
Su kaynağında sediment mevcutsa tesiste
sediment çökelmesine bağlı olarak
daralma ve tıkanmalar olmaktadır. Ayrıca
bitki köklerinin de boruya girerek
tıkanma yaptığı görülmüştür.
Bu sulama şeklinde sulama karık
veya tava şeklinde yapılacağı için ilave
yatırım olarak arazi tesviyesine gerek
vardır. Aksi taktirde sulama suyu toprak
erozyonuna neden olacaktır. Ayrıca su
alma hızı yüksek hafif bünyeli
topraklarda suyun karıkla ilerleyememesi
sonucu sızma yoluyla büyük oranda su
kaybı oluşur. Burada tabana sızan su
drenaj problemine sebep olur
Ayrıca beton boruların işletme sırasında
hasar görmeleri halinde diğer plastik
veya çelik borular gibi mahallinde
anında temin edilememesi sonucu su
isalesi durmakta sulama
yapılamamaktadır. Bu malzemelerin temini
halinde bile tesise montajı özel işçilik
gerektirmektedir..
Kapalı borulu sulama sistemleri
basınçlı olmadığı için günümüzde
kullanımı artan yağmurlama, damla vb
sulama yöntemleri için günümüzde çiftçi
ihtiyaçlarına cevap verecek durumda
değildir. Çiftçiler yağmurlama ve damla
sulama için kanalet ve kapalı borulu
sistemlerden motopompla su
almaktadırlar. Burada da tek tek
çiftçiler için motopomp ve enerji
girdisi yönüyle büyük mali külfet ortaya
çıkmaktadır.
Basınçlı sulama
sistemleri
Bilindiği
gibi günümüzde su kaynakları son derece
kısıtlıdır. Buna karşılık çeşitli
sektörlerdeki su kullanımı çok
artmıştır. Basınçlı sulama yöntemleri
yüzey akışıyla ve derine sızma ile
meydana gelen su kayıplarını ortadan
kaldırdığı için günümüzde en çok tercih
edilen yöntemler haline gelmişlerdir.
1. Yağmurlama
sulama
Yağmurlama sulama
yönteminde arazi üzerinde belirli
aralıklarla yerleştirilen yağmurlama
başlıklarından basınç altında havaya
verilen sulama suyu buradan arazi
yüzeyine düşer ve infiltrasyonla toprak
içerisine girerek bitki kök bölgesinde
depolanır. Bu su uygulama biçimi doğal
yağışa benzediği için yağmurlama yöntemi
adını almıştır. Suyun başlıklardan
basınç altında verilmesi için basınçlı
bir boru sisteminin bulunması ve işletme
basıncının ya pompa birimiyle ya da su
kaynağının yüksekte olması halinde
yerçekimiyle sağlanması gerekmektedir.
|
 |
Yağmurlama
sisteminin unsurları
a). Su kaynağı :
Bu yöntemde
her türlü su kaynağından
yararlanılabilir. Yani herhangi bir
akarsu, göl, keson kuyu, derin kuyu
gölet. baraj, sulama kanalı vb.
olabilir. Suyun kalite açısından
sulamaya uygun olması ve fazla miktarda
sediment ve yüzücü cisimler içermemesi
gerekir aksi taktirde bu maddeler boru
hatları ve başlıklarda tıkanmaya neden
olacaktır.
b)
Pompa birimi :
Yağmurlama sulama
sistemlerinde gerekli işletme basıncı
genellikle pompa birimi ile sağlanır.
Statik emme yüksekliğinin fazla olmadığı
koşullarda santrifüj tipi, derin
kuyularda dik milli derin kuyu pompalar
yada dalgıç tipi pompalar kullanılır.
Pompalar ya akaryakıtla ya da elektrikle
işletilirler. İşletme kolaylığı, tesis
maliyeti ve enerji girdilerinde
sağladığı ekonomi nedeniyle elektrik
motorlu pompalar tercih edilir.
c) Boru hatları :
Ana boru
hattı kaynaktan alınan suyu lateral boru
hatlarına iletir. Bu borular gömülü veya
açıkta olabilir. Ancak arazide yer
kaplamaması ve işletme kolaylığı
yönünden gömülü olması tercih
edilmelidir. Lateral boru hatları
üzerinde yağmurlama başlığı bulunan
hatlardır. Ana boru hattından aldıkları
suyu yağmurlama başlıklarına iletirler
ve genellikle toprak yüzeyine
döşenebildikleri gibi sabit sistemlerde
toprak altına da döşenebilmektedirler.
d)
Yağmurlama başlıkları
:
Bu başlıklar lateral boru hatları
üzerinde yer alır. Lateral boru hatları
ile yağmurlama başlıkları arasındaki
bağlantı bitki boyuna göre seçilen
yükseltici borularla sağlanır.
Yağmurlama başlıkları; dönüş hızlarına ,
işletme basınçlarına, ve işlevlerine
göre sınıflandırılabilir; Başlık dönme
hızı dakikada 1 devirden az ise yavaş
dönen, 1 devirden fazla ise hızlı dönen
başlık adını alır. Uygulamada dönme hızı
0.8-1.2 devir/dak olan başlıklar
yaygındır. Aynı şekilde işletme basıncı
2 atmosferden az ise düşük basınçlı ,
2-4 atmosfer ise orta basınçlı, 4
atmosferden fazla ise yüksek basınçlı
başlık, 6-8 atmosfer basınçla çalışan
sistemlere de jet tipi yağmurlama
başlığı denmektedir. Yağmurlama
başlıklarını işlevine göre, tarla ve
bahçe tipi yağmurlama başlıkları
biçiminde sınıflandırmak mümkündür.
Yağmurlama sistemleri kaplanan alana,
tesisi ve işletme durumuna ve suyun
bitkiye veriliş biçimine göre üç ana
gruba ayrılır.
Kaplanan alana
göre :
- Tarla sistemleri
- Çiftlik sistemleri
- Tarla sisteminden çiftlik sistemine
geçiş sistemleri
- Toplu sistemler.
Tesis ve işletme
durumuna göre :
- Taşınabilir
sistemler
- Yarı sabit sistemler
- Sabit sistemler
Suyun bitkiye
veriliş biçimine göre :
- Ağaç üstü sulama
sistemleri
- Ağaç altı sulama sistemleri
(mikro-mini spring, bublers sulama)
2. Mini sprinkler
Meyve
bahçelerinin ağaç altından sulanmasında
özel olarak yapılmış küçük yağmurlama
başlıkları kullanılmaktadır. Bu sistemde
her ağaç sırasına yüzeye serili bir
polietilen (PE) lateral boru hattı
döşenir ve her ağacın altına özel olarak
yapılmış küçük bir yağmurlama başlığı
yerleştirilir. Sistem bütünüyle
sabittir. Sulama sezonu sonunda toprak
yüzeyine serili lateral boru hatlarıyla
yağmurlama başlıkları da toplanır. Bu
tip sistemlere ağaç altı mikro
yağmurlama sistemi de denilmektedir. Bu
sistemlerde işletme basıncı 1-2 atmosfer
kadardır. Bir yağmurlama başlığı
yaklaşık bir ağaç tacının çapı kadar bir
alanı ıslatır.
Avantajları: Diğer normal yağmurlama
sistemlerinin avantajlarına ilave
olarak;
- Bütün su iletim sisteminin gömülü
olması nedeniyle zirai faaliyetin
engellenmemesi
- Sistemin tümden gömülü olması
nedeniyle ömrünün uzun olması kuş ve
kemirgenlerden zarar görmemesi
- Metodun ağaç kök gelişimine rahatça
ayak uydurabilmesi,
- Normal yağmurlama sistemlerine göre
ilk tesis giderlerinin daha az olması,
- Damla sulamaya göre meme delikleri
daha büyük olduğu için daha geniş
açıklıklı filtreden geçirilerek
kullanılabilmesi,
- Damla sulama yöntemine göre daha fazla
alan ıslatıldığı için ağacın kök
yapısının doğal olarak yayılabilmesi,
- Normal yağmurlama sistemlerinde ağaç
tacının sulama sırasında ıslanması
nedeniyle meyve ve yapraklarda mantari
hastalıklar geliştiği için çoğu zaman
kullanılamadığı halde mini springin
burada emniyetle kullanılabilmesidir.
4. Damla sulama
Damla sulama
yönteminde temel ilke, bitkide nem
eksikliğinden kaynaklanan bir gerilim
oluşturmadan, her defasında az miktarda
sulama suyunu sık aralıklarla yalnızca
bitki köklerinin geliştiği ortama
vermektir. Bu yöntemde bazen her gün,
hatta günde birden fazla sulama
yapılabilmektedir. Damla sulama
yönteminde arındırılmış su, basınçlı bir
boru ağıyla bitki yakınına yerleştirilen
damlatıcılara kadar iletilir ve
damlatıcılardan düşük basınç altında
toprak yüzeyine verilir. Su buradan
infiltrasyonla toprak içerisine girer,
yerçekimi ve kapillar kuvvetlerin etkisi
ile bitki köklerinin geliştiği toprak
hacmi ıslatır. Başka bir deyişle, bu
yöntemde genellikle alanın tamamı
ıslatılmaz. Bitki sırası boyunca ıslak
bir şerit elde edilir ve bitki sıraları
arasında ıslatılmayan kuru bir alan
kalır. Böylece, mevcut sulama suyundan
en üst düzeyde yararlanılır. Damla
sulama sistemi sabit sistem
biçimindedir. Sistem unsurları, sulama
mevsimi boyunca aynı konumda kalırlar.
Ancak, sulama mevsimi sonunda bazı
unsurlar araziden kaldırılır.
Damla Sulama
Sisteminin Unsurları (
Damla Sulama
Sistemi diğer bilgiler>>> )
Bir damla
sulama sistemi sırasıyla pompa birimi,
kontrol birimi, ana boru hattı, ara (manifold)
boru hatları, lateral boru hatları ve
damlatıcılardan oluşur.
|
 |
Su kaynağı :
Damla sulama yönteminde her türlü su
kaynağından yararlanılabilir. Ancak
suyun fazla miktarda kum, sediment ve
yüzücü cisim içermemesi gerekir. Ayrıca,
fazla miktarda kalsiyum ve magnezyum
bileşikleri ile demir bileşikleri içeren
sular da damla sulama yöntemi için uygun
değildir.
Pompa Birimi :
Su
kaynağının yeteri kadar yüksekte
olmadığı koşullarda, gerekli işletme
basıncı pompa birimi ile sağlanır. Su
kaynağının tipine bağlı olarak
santrifüj, derin kuyu yada dalgıç tipi
pompalardan biri kullanılabilir.
Pompanın elektrik motoru ile
çalıştırılması tercih edilir.
Kontrol Birimi :
Damla sulamada,
suyun çok iyi süzüldükten sonra sisteme
verilmesi gerekir. Aksi durumda
damlatıcıların tıkanması sorunuyla
karşılaşılır. Bu işlem kontrol biriminde
yapılır. Kontrol biriminde ayrıca,
sisteme verilecek sulama suyunun basınç
ve miktarı denetlenir ve bitki besin
maddeleri sulama suyuna karıştırılır.
Kontrol birimi genellikle ana boru
hattının başlangıcına kurulur.
Kontrol biriminde; hidrosiklon,
kum-çakıl filtre tankı, gübre tankı,
elek filtre, basınç regülatörü, su ölçüm
araçları, manometreler ve vanalar
bulunur. Hidrosiklon, suda bulunabilecek
kum parçacıklarının sisteme girmeden
önce tutulduğu araçtır. Su hidrosiklonun
üst kısmından çepere doğru girer ve
çeper boyunca aşağıya doğru iner. Daha
sonra su ortadan yukarıya doğru yükselir
ve kum parçacıkları ağır olduğundan
tabanda kalır. Kumdan arınan su
hidrosiklonun üzerinden sisteme verilir.
Tabanda biriken kum belirli aralıklarla
temizlenir. Kum-çakıl, filtre tankında,
sulama suyunda bulunabilecek sediment ve
yüzücü cisimler tutulur. Su tanka üstten
girer, kum ve çakıl katmanlarından
geçtikten sonra tankın altından çıkar.
Bu arada sediment ve yüzücü cisimler
genellikle üst kesimde tutulur. Tankın
tabanında, etrafı elek filtre ile
sarılmış delikli boru bulunur. Burada
amaç, tanktan su ile birlikte kumun
çıkışını engellemektir. Kum-çakıl,
filtre tankında ayrıca suyun alttan
girişini ve üstteki vanadan çıkışını
sağlayan geri yıkama borusu bulunur. Bu
boru aracılığıyla, zaman zaman tankın
üst kesiminde biriken sediment ve yüzücü
cisimler yıkanarak tank temizlenir.
Damla sulama sistemlerinde bitki besin
maddeleri sulama suyuna karıştırılarak
uygulanır. Bu amaçla sıvı gübre
kullanılır. Sulanacak alanın büyüklüğüne
göre hesaplanan sıvı gübre miktarı,
kontrol birimindeki gübre tankının
içerisine konur. Gübre tankı ana boruya
üzerinde vanalar bulunan hortumlarla iki
noktadan bağlanır. Biri gübre tankına su
girişi, diğeri ise su çıkışı içindir.
Ana boru üzerine ayrıca, değinilen iki
nokta arasında basınç farklılığı
yaratmak amacıyla bir vana daha
yerleştirilir. Gübre uygulanacağı zaman
ana boru üzerindeki vana kısmen
kapatılır, gübre tankı giriş ve çıkış
vanaları açılır. Böylece, ana borudaki
suyun bir kısmı gübre tankına girer,
sıvı gübre ile karışır ve tekrar ana
boruya döner.
Kontrol birimine, gübre tankından sonra
elek filtre yerleştirilir. Filtre
genellikle silindir biçimindedir. Tek
yada iç içe geçmiş iki filtreden
oluşabilir. Elek filtrelerin 80-200 mesh
arasında olması önerilmektedir. Dış
filtrenin elek numarası genellikle daha
düşüktür. Elek filtre ile, kum-çakıl
filtre tankında süzülemeyen sediment ve
gübre tankından gelebilecek gübre
parçacıkları tutulur. Her sulamadan
sonra elek filtreler sökülür ve
yıkanarak temizlenir. Elek filtreden
sonra, suyun boru hattında sabit basınç
altında verilmesini sağlamak için bir
basınç regülatörleri yerleştirilir.
Basınç regülatörleri bazen manifold boru
hattı girişine de yerleştirilebilir.
Kontrol biriminde ayrıca, kum-çakıl
filtre tankının giriş ve çıkışı ile elek
filtre girişindeki basıncın ölçülmesi
gerekmektedir. Bu amaçla, üç yollu bir
manometreden yararlanılır. Böylelikle,
basınç farklılıklarından filtrelerin
tıkanma derecesi saptanır ve gerekli
zamanlarda filtreler temizlenir.
Ana Boru Hattı :
Suyu kaynaktan manifold boru hatlarına
iletir. Genellikle gömülüdür ve sert PVC
borulardan oluşturulur. Küçük
sistemlerde ana boru hattı toprak
yüzeyine döşenebilir. Bu koşullarda sert
PE borular kullanılır.
Ara (Manifold) Boru Hattı : Suyu ana
boru hattından laterallere iletir.
Laterallerin doğrudan ana boru hattına
bağlanması durumunda, su girişini
denetlemek için her lateralin başına bir
vananın yerleştirilmesi zorunluluğu
vardır. Bu ise hem sistem maliyetini çok
önemli boyutlarda arttırır hem de
sistemin işletilmesini güçleştirir.
Bunun yerine, belirli sayıdaki lateral
boru hattı manifold boru hattına
bağlanır ve manifoldun ana boru hattıyla
bağlantısı bir vana ile sağlanır.
Manifold boru hattına bağlı laterallerin
tümü bir işletme birimini oluşturur.
Manifold başlangıcındaki vana
açıldığında işletme birimindeki tüm
laterallere aynı anda su verilmiş olur.
Ana boru hatlarında olduğu gibi,
manifold boru hatları da genellikle
gömülüdür ve sert PVC borulardan
oluşturulur. Küçük sistemlerde manifold
boru hatları bazen toprak yüzeyine
serilir ve bu durumda PE borular
kullanılır. Manifold boru hatları,
tesviye eğrilerine paralel (eğimsiz)
yada bayır aşağı eğimde döşenmelidir.
Bayır yukarı eğimde döşemekten
kesinlikle kaçınılmalıdır. Bu hatlar,
ana boru hattına dik olabileceği gibi
paralel de olabilir.
Lateral Boru
Hatları :
Üzerine damlatıcıların yerleştirildiği
borulardan oluşur. Toprak yüzeyine
serilir ve bu amaçla yumuşak PE borular
kullanılır. Genellikle her bitki
sırasına bir lateral döşenir. Bazen, her
bitki sırasına iki lateral ya da iki
bitki sırasına bir lateral
yerleştirilebilmektedir. Lateral boru
hatları da, manifold boru hatlarında
olduğu gibi, tesviye eğrilerine paralel
(eğimsiz) ya da bayır aşağı eğimli
döşenmelidir ve bayır yukarı döşemekten
kaçınılmalıdır.
Damlatıcılar :
Sistemin en önemli
ve en dikkatle seçilmesi gereken
elemanlarıdır. Lateral borulardaki
basınçlı su damlatıcıya geçtikten sonra,
damlatıcı içerisindeki akış yolu boyunca
ilerlerken, suyun enerjisi sürtünme ile
önemli ölçüde kırılır. Bunun sonucunda,
su damlatıcıdan damlalar biçiminde çok
küçük debi ile çıkar ve toprağa infiltre
olur. Damlatıcılar genellikle lateral
üzerine geçik (on-line) ve laterale
boylamasına geçik (in-line) olmak üzere
iki tipte yapılmaktadır. Lateral üzerine
geçik damlatıcılarda, damlatıcı girişi
lateral boru içinde ve gövde borunun
dışındadır. Bu tip damlatıcılar orifis
girişli ve genellikle kısa akış
yolludur. Suyun enerjisi, girişteki
orifis ve akış yolu boyunca kırılır.
Laterale boyuna geçik damlatıcılarda ya
laterel boru damlatıcının iki ucuna
bağlanmakta ya da damlatıcılar lateral
boru içerisine sabit aralıklarla ve
boylamasına yerleştirilmektedir. Akış
yolu genellikle uzundur. Su lateral boru
çeperinden damlatıcıya girmekte, uzun
akış yolu boyunca enerjisi kırılmakta ve
lateral boru dışından çıkmaktadır.
Basınçlı sulama yöntemleriyle
(Yağmurlama, damla sulama vb.) büyük
oranda su tasarrufu sağlanır. Bu suyla
da daha fazla alan sulanır. Buda daha
fazla çiftçiye hizmet götürülmesi
yönüyle sosyal adaletin sağlanması,
üretim artışı ve milli gelir artışı
demektir.
5. Basınçlı Sulama
Sistemlerinin Avantajları ve
Dezavantajları
Basınçlı sulama
sistemlerinin yararları :
- Topoğrafik
yönden düzgün olmayan tarım alanları
tesviyeye gerek kalmadan bu yöntemle
sulanabilir. Salma sulamaya bağlı
erozyon önlenir.
- Geçirgenliği yüksek olan topraklarda
karık akışına bağlı su kaybına neden
olmaksızın tüm tarla alanında ekonomik
ve üniform olarak yüksek randımanla
sulama yapılır.
- Taban suyunun yüksek olduğu yerlerde
taban su seviyesini yükseltmeden sulama
yapılır.
- Kanalet ve kapalı borulu sistemlerde
sulama yapmak için gerekli tarla içi
hendeklere gerek kalmadığından ekim
alanı artmakta sulama işçiliği de
azalmaktadır.
- Ticari gübreler sulama suyuyla sadece
bitki kök bölgesine verilebilir, böylece
gübre ve işçilikten de tasarruf
sağlanır.
- Bu sistemlerde bitki kök bölgesinde
düşük gerilimle tutulan devamlı bir nem
bulunduğundan bitki suyu topraktan fazla
bir enerji harcamaksızın alır. Bu da
ürün artışı sağlayan önemli bir
faktördür.
- Tohum yataklarının hazırlanması,
tohumların çimlendirilmesi fide
seyreltmesi için üniform ve yeterli
toprak nemi kontrollü bir şekilde
sağlanabilir.
- Sulama suyu proje sahasına istenilen
miktarda denetim altında verilir.
Gerekirse bireysel olarak kullanılan su,
sayaç takılarak net olarak saptanıp
miktarına göre kullanım bedeli tahsil
edilebilir. Tesisin kontrolü kolaydır.
Basınçlı sulama
sistemlerinin sakıncaları :
- Sistemin birim
alana düşen ilk yatırım bedeli diğer
sistemlere göre yüksektir. Ancak aynı
suyla daha fazla alanın sulanabilmesi,
verim artışı, drenaj sorununu azaltması,
tesviye yatırımına ihtiyaç duyulmaması,
çiftçilerin gelir artışı fazla olan
ürünlerin ekilmesine yönelmesi nedeniyle
yatırım maliyeti farkı kısa sürede
kendini amorti edecektir.
- Su kaynağı kotu sulanacak arazinin
kotundan fazla olmayıp basınç pompajla
sağlanıyorsa işletme gideri fazla
olacaktır. Ancak getirisi yüksek olan
ürün ekimlerinde bu sistem ekonomik
olmaktadır. Bireysel çiftçi sulama
sistemlerinde bu durum net olarak
gözlemlenmektedir.
- Sulama yapılacak bölgede sulama
esnasında kuvvetli rüzgarın olması, veya
devamlı hakim rüzgarın olması su
dağılımını olumsuz etkiler.
- Bazı bitkilerde yağmurlama sulama
çiçeklenme döneminde tozlaşmayı olumsuz
etkiler. Ayrıca mantari hastalıklara da
yol açabilir. Burada uygun sulama zamanı
ve uygun sulama yöntemi tüm bu
sakıncaları ortadan kaldırmaktadır.
- Cazibeli basınçlı olarak çalışabilecek
sulama tesisleri öncelikle ve mutlaka
kapalı basınçlı olarak inşa edilmelidir.
Sonuç olarak basınçlı sulama sistemleri;
sulanacak alana ilişkin iklim, toprak,
tarımı yapılan bitki paterni,
çiftçilerin alışkanlıkları, eğitim ve
sosyal yapılarının dikkate alınmasıyla
hazırlanacak kaliteli bir sulama projesi
ve sonrasında tesiste iyi bir işletme
anlayışıyla son derece başarılı bir
şekilde çalışacaktır.
Yararlanılan Kaynaklar
Delibaş L.. 1994. Sulama, T.Ü. Tekirdağ
Ziraat Fakültesi, Yayın No: 213 Ders
Kitabı No: 24, Tekirdağ.
Kanber R., 1997. Sulama. Ç.Ü. Ziraat
Fak. Genel Yayın No:174, Ders Kitapları
Yayın No:52, Adana.
Güngör Y. ve Yıldırım O. 1989. Tarla
Sulama Sistemleri, A.Ü Ziraat Fakültesi
Yayınları, Yayın No:1155, 325 s. Ankara.
Korukçu A. ve Yıldırım O.
1981.Yağmurlama Sistemlerinin
Projelenmesi, Topraksu Genel Müdürlüğü,
Yayın No:57, Ankara.
Apan M. 1981. Tarla Sulama Sistemlerinin
Seçiminde Dikkate Alınması Gereken Temel
Etmenler, A.Ü. Ziraat Fakültesi Dergisi,
Cilt:12, 228-232, Erzurum.
|